Ahmet Ümit: Hayatımızın mistik kısmı gönlümüzde gizlidir

04.08.2014

Güleryüzlü yazar Ahmet Ümit’i Sofya Milli Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen Bahar Kitap Fuarı’nda onlarca hayranı ile sohbet ederken buluyoruz. “İstanbul hatırası”, “Bab-ı Esrar” ve “Patasana” gibi yoğun ilgi gören kitaplara imza dağıtan Ümit, Siela yayınevinin standına gelen her konukla tek tek ilgileniyor. Her bir kitaba imza atan yazar, ayrıca her okura özel mesaj iletmeyi de ihmal etmiyor.

 

 

 

 

 

 

 

Bulgaristan’a hoş geldiniz! Bu, ülkemize kaçıncı gelişiniz?

 

Aslında bu Bulgaristan’a üçüncü sefer gelişim oluyor. 29 yıl önce gelmiştim, 1985 yılıydı. 1986’da bir daha geldim ve şimdi de buradayım.

 

Herhangi bir değişiklik var mı?

 

Biraz renklenmiş ama epeyce karmaşık hale gelmiş. Şehrin eski dokusu bozulmuş, büyük modern binalar yapılmış ama şehrin o eski binaları da çok eskimiş, harap olmuş, yaşlanmış.

 

Kitaplarınızda tarih için yazıyorsunuz. Tarihin korunması insanların hayat görüşünü değiştiriyor mu?

 

Tabii. Sonuçta ben bir yazarım ve insan ruhunu anlatmak isterim. Ve tarih içinde insan ruhu ne kadar değişti, bunu anlamak istiyorum. 2000 yıl önce Sofya’da yaşayan insanlarla bugün yaşayanlar arasında ne tür farklar var, insanda değişmeyen duygular ve düşünceler nelerdir, bütün bunları açığa çıkarmak için tarihi yazmayı seçiyorum.

 

İlham kaynağınız nedir?

 

Tarihi yazmak çok heyecan vericidir ve tıpkı bir cinayet çözmeye benziyor. Geçmişte ne oldu, söylenenelerin hangisi doğru hangisi yanlış, kim kahraman kim hain, çünkü genellikle tarih kitapları yalan söylüyor bize. Bunların yalanını açığa çıkarmak hoşuma gidiyor.

 

Son kitabınız olan “Patasana” kitabı hakkındaki görüşüm de bu yöndedir. Bu gerçekler son yıllarda insanlara çok heyecan veriyor ve insanlar artık bunları paylaşıyor. Bu gerçek söylenirse ve hepimiz bunu anlarsak daha iyi mi olacak?

 

Elbette daha iyi olacak. En azından geçmişte yaşanan gerçekleri bilirsek bugünü daha doğru değerlendireceğiz. Bugünümüzü yalanlar üzerine kurmayacağız. Hepsinden önemlisi geçmişte yaptığımız hataları tekrardan yapmayacağız.

 

Bu bağlamda Sufi ve Rumi mirası bizlere günümüzde bir şeyler veriyor mu?

 

Bence veriyor çünkü her insanın içerisinde iyi ve kötü birlikte yaşıyor. İyiliği arayan insanlar ister sufizmde olsun ister pozitivizmde olsun doğrunun ve olumlunun yanında yer almak istiyor.  Ama elbette iyiliğe ulaşmanın tek yolu sufizm değil. Herkes kendi doğrusuna farklı yollardan ulaşabilir. Sonuçta sufi olup kötü olan insanlar da vardır.

 

Kitaplarınızın mistik sırrı gerilimde mi yoksa başka bir olguda mı gizlidir?

 

Aslında gerilimde var ama aynı zamanda insanoğlunun anlayışında da gizlidir. Çünkü bu sır hepimizin sırrı. Gökyüzünde boşlukta, uzayda dolaşan bir gezegende yaşıyoruz. Biz kimiz ve niye buradayız? Bizi tanrı mı yarattı, topraktan evrimle mi geldik? Devasa sırlar... ve bu sırlar hala çözülemedi. Belki hiç çözülemeyecek ama çözmeye çalışmak çok eğlenceli.

 

Hayatımızın mistik kısmı nerede gizlidir?

 

Gönlümüzde gizleniyor çünkü insan sadece akıldan oluşmuyor. Hepimizin bir ruhu var ama bu ruhu göremiyorsunuz, dokunamıyorsunuz, tadamıyorsunuz, kokusu yok ama bu ruhumuz var. Kanıt, kanıtı nerede? Nedensiz gözyaşlarımız, nedensiz kötülüğümüz, nedensiz iyiliğimiz, kıskançlığımız, yıkıcılığımız. Biz neden böyleyiz? İşte sır burada!

 

 

“Dil ve din farklılıklarımızın önemli olduğunu düşünmüyorum çünkü edebiyat ve roman gibi kültürün de insanlar üzerinde birleştirici etkisi bulunmaktadır.”

 

“Herhangi bir Bulgar yazarın kitabını okuduğumda kahramanın milliyetini tamamen unutuyorum. Benim için önemli olan sadece onun karakteridir, kahramanın kimliğinde ise kendi ruhumu görüyorum.”

 

“Türkiye’nin üstesinden geleceğine inandığım endişe dolu bir dönem yaşıyoruz. Demokrasi yolunu sonuna kadar yürümeliyiz. Bizler ise, yazarlar olarak, elimizden geleni yapmaya çalışmaktayız.”

 

“Polisiye romanlarla tarih arasında birçok ortak yön bulmak mümkün. Polisiye yapıtlarda gerçeği keşfetmek adına parmak izi kullanılırken tarih gerçeklerini açığa çıkarmak adına tarih kalıntılarına başvurulmaktadır.”

 

“Siyaset, yazarlara ilginç hikayeleri açığa çıkarma fırsatını veriyor. Bu bağlamda Dan Brown’dan birçok mevzuda farklı olduğum kanaatindeyim. Kendisinin yazdığı eserler daha çok masal gibi okunup kahramanlarla yüzleşme imkanı sunmayan eserlerden ibarettir. Bana göre edebiyat, kendi ruhumuzu görebileceğimiz bir ayna gibidir. Ve bu aynada iyilik, kötülük, hüzün, bencillik ve kıskançlık gibi olgulara rastlamak gayet mümkün. En önemlisi de ruhunuzla başbaşa kalabilmenizdir.”

 

“Yapıtlarımda Agata Christie ile Dostoyevski’yi birleştirmeye çalışıyorum.”

 

 

Iskra Mileva

Sofia Pelova

 

                  

 

 

 

  

 

 

 

 



Yorum